SUNUŞ
Klinik Eczacılık uzmanları olarak, anabilim dalımızdan Prof. Dr. Mesut Sancar ve Doç. Dr. Songül Tezcan hocalarımızın öncülüğü ve yönlendirmeleriyle eczacılık fakültesi öğrencileri üzerinde bir anket çalışması yürütmüştük.
Anket çalışmamız, Türkiye genelindeki eczacılık fakültesi öğrencilerinin klinik eczacılığa yönelik bilgi, tutum ve kariyer beklentilerini ortaya koyan bir araştırma olarak uluslararası saygın, bilimsel bir dergide geçtiğimiz günlerde yayına kabul edildi. Çalışmamızın sonuçlarını bir sayfayla özetledik ve sizlerle bu özeti paylaşıyorum.
Uzm. Ecz. Ömer Faruk Özkanlı
Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Klinik Eczacılık Anabilim Dalı
Eczacılık Fakültesi Öğrencilerinin Klinik Eczacılık Bilimine Bakışı: Ulusal-Kesitsel Bir Çalışma
Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Klinik Eczacılık Anabilim Dalı’nda yürütülmüş olan çok merkezli bir çalışma, Türkiye genelindeki eczacılık fakültesi öğrencilerinin klinik eczacılık disiplinine yönelik bilgi, tutum ve kariyer beklentilerini ortaya koyan bir araştırma olarak uluslararası saygın, bilimsel bir dergide geçtiğimiz günlerde yayına kabul edildi (1).
Araştırmaya Türkiye genelinde 32 eczacılık fakültesinden 441 öğrenci katıldı. Çalışmada öğrencilerin klinik eczacılık kavramlarını ne kadar bildikleri, klinik eczacılığa bakış açıları ve gelecekte bu alanda çalışmayı isteyip istemedikleri değerlendirildi.
Araştırmaya katılan öğrencilerin %88’i klinik eczacılık hizmetleri hakkında bir şeyler duyduğunu belirtti. Buna rağmen öğrencilerin %40,7’si klinik eczacılık konusunda lisans düzeyinde herhangi bir eğitim almadığını belirtti. Araştırmacılar, lisans programında olmamasına rağmen klinik eczacılık konusundaki yüksek farkındalığın seminerler, kongreler, webinarlara katılım ve lisans düzeyindeki diğer derslere katılım gibi nedenlere bağlı olabileceğini belirtmiştir.
Araştırma, öğrencilerin klinik eczacılık bilimi hakkında olumlu tutumlarına rağmen öğrencilerin klinik uygulamaları yeterince deneyimleyemediğini vurgulamıştır. Bunun başlıca nedenleri arasında üniversite–hastane entegrasyonunun sınırlı olması, klinik eğitim verebilecek öğretim üyesi sayısının yetersizliği, her hastanede klinik eczacılık uygulamalarının bulunmaması ve uzman klinik eczacı kadrolarının sınırlı olması gibi faktörler sayılabilir.
Çalışma, öğrencilerin kariyer planlarında klinik eczacılık bilimine yoğun bir ilgileri olduğunu göstermiştir. Katılımcıların
Araştırmacılara göre bu sonuçlar, Türkiye’de klinik eczacılık biliminin gelişiminin öğrenciler tarafından yakından takip edildiğini ve mesleki kimliğin giderek daha hasta odaklı bir yapıya evrildiğini göstermektedir.
Bu çalışmanın sahada mesleğini icra eden tüm eczacılar ile eczacılık bilimine ve mesleğine yön verenler için önemli bir mesaj içerdiğini düşünmekteyiz:
→ Klinik eczacılık bilimi “alternatif bir alan” değil, mesleğin doğal bir parçasıdır.
→ Klinik eczacılık bakış açısının yalnız hastanelere değil, toplum eczacılığı dahil tüm alanlara yayılması gerekmektedir.
→ Klinik eczacılık eğitimine ve saha entegrasyonuna yapılacak yatırımlar (lisans eğitim içeriğinin düzenlenmesi, meslek içi eğitimlerin geliştirilmesi ve sürdürülebilir olması), geleceğin eczacılık uygulamalarını doğrudan şekillendirecek gibi görünüyor.
KAYNAKLAR