Ne zaman etrafımızı kara bulutlar sarsa, ekonomik sıkıntılı bir sürece girsek dünyada yaşaması en kolay, refahı en yüksek ülkeleri şöyle bir sıralamaya başlarız. Bu ülkelerin en başında İsveç gelir. Çünkü İsveç, büyük bir orta sınıfı ve güçlü bir refah devleti olan bir ülke. Halkın büyük çoğunluğu harika bir yaşam kalitesinin tadını çıkarıyor. Hayatın her alanında bir denge var.
Bu yazımda İsveç’in bugünlere gelmesinde etkisi büyük Lagom Yasası’na yer vereceğim. İsveç kültürünün çok önemli bir parçası ve son yılların çok popüler olan kavramlarından biri; lagom. Lagomun kelime anlamı “Ne çok az ne çok fazla, tam kıvamında.” İsveç kültürünün yansıması olan lagom, her koşulda olumlu yönleri görebilmeyi, her deneyimden ders çıkarabilmeyi ve dünyayla uyumlu bir yaşam sürmeyi önerir. Hayatın her alanında aşırı mükemmeliyetçilikten uzak durmayı, yeterli olanla mutlu olmayı öğretir.
Ve bizlere çok kritik bir soru bırakır bu yasa; neyin yeterli olduğunu biliyorsam, aşırıya kaçmak neden?
Peki lagom bir yaşamın başlıca kuralları nedir?
Lagomun temel unsurlarından biri de nezakettir. Bu yaklaşım, ilişkilerde kibar ve düşünceli olmayı teşvik eder. Bu anlayış, İskandinav ülkelerinde yaygın olan jantelagen (Jante yasası) ile de örtüşür. Bu kurala göre hiçbir birey diğerinden üstün değildir. Bu bakış açısı, ilişkilerde pek çok sorunun çözümüne katkı sağlamaktadır.
Şimdi en baştaki soruyu tekrar soralım ve kendi yaşam alanımızda bir değerlendirelim; neyin yeterli olduğunu biliyorsak aşırıya kaçmak neden?
Kaynak: Lagom / Linnea Dunne