Türkiye'nin Kaçırdığı Sağlık Reformu: Eczacılar

Bir ülke eczacısını sadece ilaç satan kişi olarak görürse, sağlık sistemini de eksik yönetir.

Bir sabah çocuğunuzun ateşi yükseldiğinde ilk nereye gidersiniz?

Çoğumuzun cevabı aynıdır:

Mahallemizdeki eczaneye...

Çünkü eczacı, çoğu zaman ulaşılması en kolay sağlık danışmanıdır. Doktora gitmeden önce de, tedaviden sonra da ilk kapısını çaldığımız kişidir.

Peki hiç düşündünüz mü?

Bugün Türkiye'de eczacılar neden bu kadar çok ekonomik ve mesleki sorun yaşıyor?

Aslında bu soru yalnızca eczacıları ilgilendirmiyor.

Çünkü güçlü eczane demek, güçlü birinci basamak sağlık hizmeti demektir.

Ekonomik olarak ayakta kalmakta zorlanan eczaneler, yalnızca bir işletmenin değil, mahallemizdeki sağlık güvencesinin de zayıflaması anlamına gelir.

Bir başka önemli sorun ise genç eczacılar...

Her yıl binlerce genç büyük emeklerle eczacılık fakültelerinden mezun oluyor.

Altı yıla yaklaşan zorlu bir eğitim alıyorlar.

Kimya öğreniyorlar...

Farmakoloji öğreniyorlar...

İlaç geliştirmenin bilimini öğreniyorlar...

Ama mezun olduklarında karşılarına çoğu zaman tek bir soru çıkıyor:

"Şimdi nerede çalışacağım?"

Yeni eczane açmak nüfus kriterleri nedeniyle oldukça güçleşmiş durumda.

Kamuda kadrolar sınırlı.

İlaç sanayisinde istihdam kapasitesi belli.

Sonuçta yıllarca emek veren gençler gelecek kaygısıyla meslek hayatına başlıyor.

Oysa bir ülkenin en büyük zenginliği yetişmiş insan kaynağıdır.

Sorunun bir başka boyutu da eczacılık fakülteleridir.

Son yıllarda fakülte sayısı hızla arttı.

Ancak bilim yalnızca fakülte sayısını artırarak gelişmez.

Nitelikli akademisyen...

Güçlü laboratuvar...

Araştırma kültürü...

Uluslararası bilim üretimi...

İşte bunlar da aynı hızla gelişmelidir.

Dünyada ilaç araştırmalarıyla öne çıkan ülkeler incelendiğinde dikkat çeken ortak nokta, yalnızca çok mezun vermeleri değil; araştırmaya, yeniliğe ve bilimsel üretime uzun yıllardır yatırım yapmalarıdır.

İsviçre bunun en iyi örneklerinden biridir.

Nüfusu Türkiye'den çok daha küçük olmasına rağmen, dünyanın en önemli ilaç araştırma merkezlerinden bazılarına ev sahipliği yapmaktadır. Roche ve Novartis gibi küresel ilaç şirketlerinin burada doğmuş olması tesadüf değildir. Bunun temelinde, araştırma odaklı üniversiteler, güçlü bilim politikaları ve uzun vadeli Ar-Ge yatırımları bulunmaktadır.

Demek ki mesele sadece daha fazla fakülte açmak değildir.

Asıl mesele, daha fazla bilim üretmektir.

Peki dünyada başka neler yapılıyor?

İngiltere yıllar önce önemli bir karar verdi.

"Eczacı yalnızca ilaç veren kişi değildir." dedi.

Bugün İngiltere'de birçok toplum eczacısı;

kronik hastaların ilaçlarını takip ediyor,

sigara bırakma danışmanlığı veriyor,

aşılama hizmetlerine katkı sağlıyor,

ilaçların doğru kullanımını denetliyor,

küçük sağlık sorunlarında hastaya ilk danışmanlık hizmetini sunuyor.

Böylece hastanelerin yükü azalıyor.

Vatandaş sağlık hizmetine daha kolay ulaşıyor.

Devlet de eczacının verdiği bu sağlık hizmetlerini sağlık sisteminin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriyor.

Türkiye'nin de artık aynı soruyu sormasının zamanı gelmedi mi?

Biz eczacıyı yalnızca ilaç kutusu teslim eden kişi olarak mı göreceğiz?

Yoksa bilgi üreten, hastayı eğiten, yanlış ilaç kullanımını önleyen, kronik hastalıkların yönetimine katkı sağlayan bir sağlık profesyoneli olarak mı değerlendireceğiz?

Çünkü geleceğin sağlık sistemi yalnızca hastalıkları tedavi eden değil, hastalanmayı önleyen sistem olacaktır.

Bu sistemin en önemli aktörlerinden biri ise hiç kuşkusuz eczacılardır.

Belki de bugün konuşmamız gereken konu yalnızca eczacıların ekonomik sıkıntıları değildir.

Asıl konuşmamız gereken;

Türkiye'nin yetiştirdiği binlerce nitelikli eczacının bilgi ve birikiminden toplum sağlığı adına nasıl daha fazla yararlanabileceğimizdir.

Çünkü güçlü eczacı yalnızca mesleğini güçlendirmez.

İlaç güvenliğini güçlendirir.

Koruyucu sağlığı güçlendirir.

Hastanın yaşam kalitesini artırır.

Ve en önemlisi...

Güçlü eczacı, güçlü toplum demektir.

Belki de Türkiye'nin bugüne kadar tam anlamıyla hayata geçiremediği sağlık reformu tam da burada başlamaktadır.



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat