• Bir Temiz Oda, Bir Majistral Reçete ve Bir Hayatın Hikâyesi ve ‘’Bir Eczanenin Bir Hayatı Nasıl Değiştirdiğinin Hikâyesi”

Menkes (okunuşu: Menkıs) hastalığı, nadir görülen kalıtsal bir bakır metabolizma bozukluğudur. Asıl mesele bakırın vücuda girmesi değil; hücre içinde doğru yere taşınamamasıdır. Bu yüzden özellikle beyin, bağ dokusu ve saç yapısı etkilenir.

Hastalık nedir?

  • X’e bağlı resesif geçer → çoğunlukla erkek bebeklerde görülür
  • Temel sorun: ATP7A genindeki bozukluk
  • Sonuç: Bakır emilir ama enzimlere ulaştırılamaz
  • Etkilenen enzimler (örnek): lizil oksidaz, dopamin β-hidroksilaz → sinir sistemi ve bağ dokusu çöker

Klinik tablo (erken ipuçları)

  • 2–3. aydan sonra nörolojik gerileme
  • Kas gevşekliği, gelişme geriliği
  • Epileptik nöbetler
  • Kırılgan kemikler
  • Ve en çarpıcısı
    Saçlar:
    • Kıvırcık
    • Kırılgan
    • Mat, çelik teli gibi
      → bu yüzden literatürde “kinky hair disease” diye de geçer

Peki adı neden “Menkes”?

Hastalık adını, 1962’de tabloyu ilk tanımlayan İngiliz çocuk nöroloğu John Hans Menkes’ten alır.

Tedavi var mı?

  • Erken tanı çok kritik
  • Doğumdan hemen sonra başlanırsa:
    bakır histidinat enjeksiyonları
  • Geç kalınırsa nörolojik hasar geri dönmez

Burada eczacının rolü büyüktür:
✔ doğru preparat
✔ doğru doz
✔ doğru zaman
Majistral bilgi = hayat kurtar
ır (abartı değil).

Ve bazen bir çocuğun kaderi;
bir hastane koridorunda değil,
bir eczanenin temiz odasında yazılır.

Hasta açısından

  • Nadir hastalıkta hazır ilaç yoktur ya da erişilemezdir
  • Zaman kritiktir → gecikme geri dönüşsüz hasar demektir
  • Steril majistral üretim = yaşama tutunma şansıdır

Bu hastalar için eczane, “ilaç satan yer” değil, hayatın yeniden başlatıldığı yerdir

Ülke sağlık giderleri açısından

  • Yurt dışı temin:
    • Çok pahalı
    • Geç
    • Sürdürülemez
  • Yerli steril majistral üretim:
    • Aynı etkinlik
    • Çok daha düşük maliyet
    • SGK ve kamu bütçesi için akılcı çözüm

Kısacası:
Majistral = hem vicdanlı hem ekonomik

İlaca erişim açısından

  • Endüstri “az hasta–az kâr” der, çekilir

Çünkü:

  • Hasta sayısı azdır
  • Ticari sürdürülebilirlik düşüktür
  • Küresel firmalar bu alandan çekilir

Ancak hasta sayısının azlığı,
hastalığın önemsiz olduğu anlamına gelmez.

  • Bir hasta da hastadır.
    Bir çocuk da çocuktur.

    Ve o çocuk için tek bir doz bile hayattır.
  • Eczacı “bir hasta da hastadır” der, üretir
  • Temiz oda varsa → eşitlik vardır

Değerli Meslektaşlarım; “Bu ülkede bazı hastalıklar vardır ki, adı az bilinir ama bedeli çok ağırdır.
Menkes hastalığı bunlardan biridir.
Ve bazen bir çocuğun kaderi,
bir eczanenin arka odasında yazılır.”

  • Menkes gibi nadir hastalıklarda:
    • Endüstriyel ilaç yok
    • Alternatif eczacının bilgisidir
  • Steril üretim olmazsa:
    • Tedavi kâğıt üstünde kalır
  • Temiz oda varsa:
    • Reçete hayata dönüşür

“Burada yapılan iş ticaret değildir.
Burada yapılan iş, zamanla yarışmaktır.”

  • Bu üretim:
    • Standarttır
    • Kayıtlıdır
    • Bilimseldir
  • Ama aynı zamanda:
    • Sessizdir
    • Görünmezdir
    • Takdir edilmezdir

“Bu ilacı yapan eczacının adı ambalajda yazmaz.
Ama o ilacın etkisi, bir ömür sürer.”

“Nadir hastalıklar az görülür diye, az değerli değildir.
Temiz odada yapılan her majistral,
bu ülkenin sessiz ama en güçlü sağlık yatırımıdır.”

Bunu açıkça ve cesurca söyleyebilirim:

  • Seçilmiş eczaneler
  • Sertifikalı temiz odalar
  • SGK destekli nadir hastalık formülleri
  • Merkezi izleme ve kalite sistemi

“Bu bir lüks değil, sosyal devletin sessiz sorumluluğudur.”
“Bir ülkenin gücü, nadir hastasına sahip çıkmasıyla ölçülür.”
Eczacı sadece ilacı değil, umudu da hazırlar.
Temiz oda yoksa, tedavi de yoktur

Menkes hastalığında kullanılan preparatlar,
steril koşullarda,
yüksek teknik bilgiyle,
kesintisiz kalite kontrolle hazırlanmak zorundadır.

Bu noktada kritik soru şudur:

“Bu ilacı kim, nerede, nasıl hazırlayacak?”

Cevap nettir:
Steril majistral üretim yapabilen eczaneler.

Temiz oda yoksa:

  • Reçete kağıt üzerinde kalır
  • İlaca erişim gecikir
  • Hastalık ilerler

Temiz oda varsa:

  • Reçete hayata dönüşür
  • Tedavi süreklilik kazanır
  • Umut somutlaşır

Majistral: Bir meslek refleksi

Majistral üretim,
eczacının yalnızca bilgisiyle değil,
vicdanıyla da yaptığı bir iştir.

Bu üretim:

  • Endüstriyel değildir
  • Seri değildir
  • Reklamı yoktur

Ama:

  • Bilimseldir
  • Kayıtlıdır
  • Denetlenebilir
  • Hayatidir

Bu ilaçların üzerinde marka yazmaz.
Ama her dozunda eczacının sorumluluğu vardır.

Son Söz

Bu yazı, bir eczanenin temiz odasında
ücretsiz hazırlanan bir ilacın ardından yazıldı.

O gün eczacı, bedel hesaplamadı.
Çünkü bazı reçetelerin karşılığı para değildir.

Steril eldivenlerin içinde titreyen eller,
laminar akımın altında saklanan gözyaşları vardı.
Ama dışarıya yansıyan tek şey,
mesleğin vakarına yakışan bir sessizlikti.

O ilacın üzerinde bir marka yoktu.
Ama bir çocuğun hayatına değdiyse,
o imza atılmış sayılır.

Majistral üretim işte tam da budur:
Bilginin vicdanla birleştiği yer.

Ve eczacılık…
Bazen kimse görmeden,
gözyaşlarını gizleyerek
hayata sahip çıkma mesleğidir.

Bu satırları yazarken hasta bir yavrumuzun Annesiyle konuştuktan sonra bir taraftan gözyaşlarımı silerken bu satırları da sizlerle paylaşıyorum.

Selam ve saygı ile…

Not: Bu yazı Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği dergisi için özel olarak yazılmıştır.

Uzm Ecz. Ahmet Nezihi Pekcan
Majistral Eczacıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat