Uzm. Dr. Erkut Coşkun
Aile Hekimliği Uzmanı
Yaz Tatili Güzel Anılar Biriktirmek İçindir… Hastalık Değil
Her yaz aile sağlığı merkezlerinde benzer hikâyeler dinliyoruz.
Denizden döndükten sonra başlayan kulak ağrıları, piknik sonrası gelişen mide bağırsak enfeksiyonları, güneş yanıkları, böcek ısırıkları ya da bisikletten düşen çocuklar… Çoğunun sonunda anne babaların söylediği cümle ise neredeyse hep aynı oluyor:
"Keşke bunu daha önce bilseydik."
Aslında yaz aylarında karşılaştığımız sağlık sorunlarının önemli bir kısmı, birkaç basit ama etkili önlemle önlenebilir. Bu yazıyı da tam bu nedenle kaleme almak istedim. Amacım anne babaları endişelendirmek değil; çocuklarımızın yaz tatilini daha sağlıklı, daha güvenli ve en önemlisi daha keyifli geçirmelerine küçük de olsa katkı sağlayabilmek.
Çünkü yaz tatili çocuklar için hastane koridorlarını değil; denizi, parkı, bisikleti ve bol kahkahalı oyunları hatırlatmalı.
Güneş dostumuzdur, ama her dost gibi ölçülü olmalı
Güneş, çocukların büyümesi ve gelişmesi için önemlidir. Açık havada zaman geçirmek hem fiziksel hem de ruhsal açıdan çocuklara iyi gelir. Ancak özellikle yaz aylarında güneşle kurduğumuz ilişkinin dozunu iyi ayarlamak gerekir.
Özellikle saat 11.00 ile 16.00 arasında güneş ışınları daha diktir. Bu saatlerde mümkün olduğunca gölgede kalmak, ince ve açık renkli giysiler tercih etmek, geniş kenarlı bir şapka kullanmak ve çocuklara uygun güneş koruyucu sürmek oldukça önemlidir.
Şapka belki de yazın en ucuz ama en etkili koruyucusudur.
Yazın en önemli içeceği sudur
Yazın çocuklar oyuna öyle dalarlar ki susadıklarını fark etmeleri bazen oldukça gecikir.
Koşarlar, zıplarlar, bisiklete binerler, top oynarlar… Hareket ettikçe ve terledikçe vücut su kaybeder. Bu nedenle susamalarını beklemeden gün boyunca sık sık su içmelerini hatırlatmak gerekir.
Gazlı içecekler, meyve aromalı şekerli içecekler ya da enerji içecekleri suyun yerini tutmaz. Çoğu zaman çocuklar için en sağlıklı içecek hâlâ sudur.
Havuz keyfi hastalıkla sonuçlanmasın
Yaz denince akla ilk gelenlerden biri de havuz ve deniz.
Her ikisi de çocukların gelişimi ve eğlenmesi için harika ortamlar sunar. Ancak özellikle hijyeninden emin olunmayan havuzlar bazı enfeksiyonlar açısından risk oluşturabilir.
Havuzdan çıktıktan sonra duş almak, ıslak mayoyla uzun süre dolaşmamak ve kulak içine pamuklu çubuk sokmamak gibi küçük görünen alışkanlıklar; kulak, göz ve cilt enfeksiyonlarının önlenmesinde önemli rol oynar.
Yaz sofralarında biraz daha dikkat
Sıcak havalarda yalnızca biz değil, yiyecekler de daha çabuk bozulur.
Özellikle sütlü tatlılar, et ürünleri ve uzun süre dışarıda bekleyen gıdalar sıcak nedeniyle hızla bozulabilir.
Tatilde "Bir kereden bir şey olmaz." diye düşündüğümüz küçük bir ihmal bazen bütün ailenin birkaç gününü etkileyen mide bağırsak enfeksiyonlarına neden olabilir.
Bu nedenle çocuklara sunulan yiyeceklerin taze hazırlanmasına ve uygun koşullarda saklanmasına özen göstermek gerekir.
Yazın davetsiz misafirleri
Sivrisinekler, arılar ve zaman zaman keneler…
Yaz mevsiminin kaçınılmaz misafirleri.
Çoğu böcek ısırığı basit bir kızarıklıkla atlatılır. Ancak nefes almada güçlük, hızla yayılan şişlik, yaygın döküntü veya yüksek ateş gibi belirtiler gelişirse zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Doğada geçirilen günlerin ardından çocukların özellikle saç dipleri, kulak arkaları, koltuk altları ve bacakları dikkatlice kontrol edilmesi de ihmal edilmemelidir.
Tatilin tadını küçük kazalar kaçırmasın
Yaz aylarında çocuklar daha cesur, daha hareketli ve bazen de biraz daha dikkatsiz olabiliyor.
Bisiklet, scooter, kaykay, paten…
Bunların hepsi çocukluğun en güzel anıları arasında yer alıyor.
Ancak kask, dizlik ve dirseklik gibi koruyucu ekipmanlar da o güzel anıların sessiz kahramanlarıdır.
Bir kaskın önleyebileceği bir yaralanmanın, tatilin en kötü anısına dönüşmesine izin vermemek elimizde.
Çocuklar kadar anne babaların da tatile ihtiyacı var
Anne babalar bazen her şeyi kontrol etmeye çalışıyor.
Elbette dikkatli olmak gerekiyor. Ama yaz tatili aynı zamanda çocukların keşfettiği, öğrendiği ve özgürleştiği bir dönem.
Onları sürekli uyarmak yerine güvenli bir ortam hazırlamak çoğu zaman çok daha değerlidir.
Unutmayalım; çocukluk biraz da çamura basmak, bisikletten düşüp yeniden kalkmak ve akşam eve mutlu dönmektir.
İç sesinizi önemseyin
Anne babalar çocuklarının normal hâlini herkesten iyi bilir.
Bu nedenle normalden farklı bir durgunluk, oyun oynamak istememesi, sürekli uyuma eğilimi, sıvı alamaması, yüksek ateş, şiddetli kusma ya da geçmeyen ishal gibi durumlar "Biraz dinlensin, geçer." düşüncesiyle ertelenmemelidir.
Çoğu zaman erken başvuru hem çocuğun daha hızlı iyileşmesini sağlar hem de olası ciddi sorunların önüne geçer.
Son söz…
Hekimlik bana yıllar içinde önemli bir gerçeği öğretti:
Çocuklar mükemmel bir tatil istemiyor.
Onlar birlikte geçirilen zamanı, dondurmanın tadını, deniz kenarında oynadıkları oyunu ve akşam eve yorgun ama mutlu dönmeyi hatırlıyor.
Biz büyüklerin görevi ise bu güzel anıları hastalıklar ya da kazalarla gölgelememek.
Birkaç basit önlem, biraz dikkat ve bolca sevgiyle çocuklarımız için hem güvenli hem de unutulmaz bir yaz tatili hazırlayabiliriz.
Çünkü yaz tatili, valize koyduğumuz eşyalarla değil; birlikte biriktirdiğimiz anılarla hatırlanır.
Çocuklarımızın kahkahasının eksik olmadığı, sağlıklı ve huzurlu bir yaz dileğiyle…