Türk Eczacıları Birliğinin 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü nedeniyle yayınladığı basın bildirisinin, sunumu ve içeriğiyle son zamanların ilaç-eczacılık alanının en önemli belgelerinden birisi olduğu düşüncesindeyim.
Dünyada ve ülkemizde bazı belgeler, açıklamalar, bildirgeler, manifestolar, beyannameler vardır; kısa, vurucu, etkili içeriğiyle dönüm noktası olur.
TEB’in 14 Mayıs açıklaması, ki 14 Mayıs Beyannamesi ya da Bildirgesi de diyebiliriz, bu türden bir belgedir.
Ayrıca beyaz önlükleriyle TEB yöneticilerinin prezantabl ve simgesel görünüşleri de açıklamanın kısa ama yoğun ve donanımlı içeriğini destekleyen dikkat çekici bir görsel yaklaşım.
Bu metin, son zamanlarda az gördüğümüz toplumu, ülkeyi ve dünyayı sadece mesleki bakımdan değil, ama meslek penceresinden ilerleyerek kavramaya çalışan bir metin. Bunu yaparken genellemeler yerine istatistiki verilere dayanan, kökleri sosyo-ekonomik ve siyasal kurallara, sisteme ve işleyişe değen bir açıklama, yaklaşım ve anlamlandırma çabası var.
Her yerde okumak ve okutmak lazım. Üniversitedeki eczacılık öğrencilerinin bu bütüncül yaklaşımı kavraması gerekiyor.
Toplumda, sadece eczacıların “mesleki ya da mali sıkıntılarına” odaklanmış ve bağlam sorunu yaşayan açıklamalar, her biri kendi içinde haklı dahi olsa, çok tekrar nedeniyle adeta duyulmaz hale gelmiş durumda.
Oysa bütünün parçası olan yaklaşımlar, başka bir deyişle ilaç-eczacılık sorunlarının, ülkenin genel sorunlarından ayrık olmadığının vurgusunun yapıldığı bütünleyici açıklamalar daha etkili olmaktadır.
İlaç-eczacılık; kimi çok özgül sorunları hariç, genel olarak ekonomik gidişattan, genel hukuk dışılık ve otoriter yaklaşımlardan, bürokratik sıkıntılar, işsizlik ve gelir düzeyi düşüklüğü, sosyal, kültürel ve eğitimsel sorunlardan azade değildir. Salt bununla kalmayıp nerdeyse hiçbir şeyin yerel kalmadığı dünyanın genel havasından da ayrı tutulamaz. O halde her ne iş yapıyorsanız yapın, yaptığınız işten başlayarak ülkenin ve dünyanın ekonomik ve siyasal sistemine ve sorunlarına giriş yapabilir ve üzerinde düşünebilirsiniz. Kritik başlama noktası burasıdır.
Başka bir deyişle, sorunların biraz da sonuçlar üzerinden değil nedenler üzerinden analiz edilmesi gerekir. O halde halk sağlığı ile ilgilenen bir meslek kuruluşu ve meslek mensupları, bu gerçeği görerek harekete geçmelidir. Doğrudan ilk etkileşimin olduğu; ülkenin, dünyanın ve toplumun genel havasından başlayarak mesleki sorunlara doğru gitmeli ve bütüncül yapı içerisinde çözüm arayışına girmelidir.
TEB’in 13 Mayıs 2026 tarihinde 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü nedeniyle basına açıkladığı bildiri, bir süredir kırıntılarını gördüğümüz, ipuçları veren böyle bütüncül bir metindir.
Başkan İrfan Demirci’den başlayarak, tüm seçilmiş yöneticileri ve çalışanlarını tebrik etmek gerekiyor.
Umarız, özenle yazılmış bu bildirge/basın açıklaması yeni bir dönemin ve yaklaşımın işaret fişeği olur.