Ecz. Nilgün Öncebe
Katkı Maddesi Kullanılmayan Gıdalar Her Zaman Daha Güvenli Değildir!
Birçok tüketici katkı maddesi içermeyen ürünlerin tamamen güvenli olduğunu düşünür. Ancak bazı durumlarda katkı maddelerinin kullanılmaması ciddi sağlık risklerini artırabilir. Örneğin işlenmiş et ürünlerinde kullanılan nitritler yalnızca renk korumak için değil, ölümcül bir bakteri olan Clostridium botulinum’un gelişimini engellemek için de kullanılır. Bu bakteri “botulizm” adı verilen ve solunum felcine kadar ilerleyebilen ciddi bir zehirlenmeye neden olabilir. Yani bazı katkı maddeleri, sanılanın aksine yalnızca raf ömrünü uzatmak için değil, doğrudan gıda güvenliğini sağlamak için kullanılmaktadır.
Birçok tüketici “katkı maddesi” kavramını doğrudan zararlı olarak algılasa da, bilimsel değerlendirmeler katkı maddelerinin belirli doz sınırları içerisinde kullanıldığında güvenli olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte bazı bireylerde alerjik reaksiyonlar, intolerans veya hassasiyet gelişebilmektedir. Bu nedenle eczacıların; katkı maddelerinin sınıflandırılması, toksikolojik değerlendirilmesi ve mevzuat çerçevesinde kullanımı konusunda toplumu doğru bilgilendirmesi önem taşımaktadır.
En Sık Reaksiyon Oluşturabilen Katkı Maddeleri
1. Tartrazin (E102)
Sarı renk verici sentetik bir boyadır.
Bazı bireylerde:
ile ilişkilendirilmiştir.
Özellikle aspirin duyarlılığı olan bireylerde çapraz reaksiyon görülebilir.
2. Sodyum Benzoat (E211)
Koruyucu olarak yaygın kullanılır.
Bazı hassas kişilerde:
bildirilmiştir.
3. Sülfitler (E220–E228)
Kuru meyveler, şarap ve bazı işlenmiş ürünlerde bulunur.
Özellikle astım hastalarında:
gibi ciddi reaksiyonlar oluşturabilir.
U.S. Food and Drug Administration belirli miktarın üzerindeki sülfitlerin etikette belirtilmesini zorunlu tutmaktadır.
4. Monosodyum Glutamat (MSG)
Tat artırıcı olarak kullanılır.
Bazı bireylerde:
gibi semptomlar bildirilmiştir.
Ancak bu reaksiyonların gerçek alerji olup olmadığı halen tartışmalıdır.
5. Aspartam
Fenilketonürili bireylerde risk oluşturabilir çünkü fenilalanin içerir.
Bu nedenle ürün etiketlerinde:
“Fenilalanin kaynağı içerir” uyarısı yer almaktadır.
Katkı Maddesi Alerjisi mi, İntolerans mı?
Gerçek gıda alerileri bağışıklık sistemi aracılı gelişirken, katkı maddelerine bağlı reaksiyonların çoğu intolerans şeklindedir.
Alerji Belirtileri
İntolerans Belirtileri
şeklinde görülebilir.
Çocuklarda Katkı Maddesi Hassasiyeti
Bazı çalışmalar:
gibi katkı maddelerinin çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite belirtilerini artırabileceğini göstermiştir. Bu nedenle Avrupa Birliği’nde bazı renklendiriciler için etiket uyarıları zorunlu hale getirilmiştir.
Eczacının Rolü
Eczacılar:
Özellikle kronik ürtiker, astım veya atopik dermatiti olan bireylerde katkı maddesi duyarlılığı göz önünde bulundurulmalıdır.
Sonuç
Gıda katkı maddeleri toplumun büyük kısmı için güvenli olsa da bazı hassas bireylerde alerjik veya intolerans benzeri reaksiyonlara yol açabilmektedir. Risk-yarar analizi açısından bakıldığında, azo boya içeren yapay gıda renklendiricilerinin yasaklanması gerektiği savunulmaktadır. Benzoatlar, emülgatörler ve tatlandırıcılar için ise miktar sınırları ve bu katkı maddelerinin birlikte kullanımının kümülatif etkileri yeniden değerlendirilmelidir. Bu nedenle katkı maddelerine yaklaşım tamamen korku temelli değil; bireysel duyarlılık, maruziyet düzeyi ve bilimsel veriler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bilinçli tüketim, doğru etiket okuma ve sağlık profesyonellerinin danışmanlığı bu süreçte büyük önem taşımaktadır. Burda dikkat edilmesi gereken nitritler, sülfitler gibi katkılardır. Avrupa Komisyonu’nun 2001 yılında yayımladığı “Avrupa Birliği’nde Diyetle Gıda Katkı Maddesi Alımı” raporunda genel olarak sonuçlar, incelenen katkı maddelerinin çoğu için güven verici bulunmuştur. Çünkü kabul edilebilir günlük alım miktarının aşılma riski düşüktür. Ancak nitritler, sülfitler ve annatto için durum farklıdır. Raporda; bu maddelerin günlük alım değerlerinin her iki grupta birden aşıldığı görülmüştür.
Kaynaklar