Eczanemin başına geçtiğim yıllarda, Almanya ve Hollanda gibi ülkelerden özellikle yazın tatile gelen gurbetçilerimizi dört gözle beklerdik.

A.C. Plus adlı meşhur effervesanın! Ana vatanı Almanya olduğu halde buradan 5-10 paketle ayrılırlardı.

Tüm ihtiyaçlarını paramız memlekette kalsın duygusu ile sipariş verir, köylerini ziyaret eder, döner tatilini bitirip paketlerini alıp giderlerdi.

Hatta bazen memleketteki yaşlıların ya da ihtiyaç sahiplerinin ilaçlarını bile karşılayıp hayır işlerlerdi.

1985- Köln

İşte bizim Sağlık Turizmi maceramız böyle başladı.

Üçüncü Kuşak ve sonrası dediğimiz yeni nesil ise memleketi sadece beş yıldızlı tatil köyü sanıp direkt Akdeniz’e inince biraz içimiz buruldu tabi.

Neyse ki Kıbrıslı kardeşlerimiz imdada yetişti.

Yabancı turistin en sevdiği bölge Akdeniz ve Ege de yeni konsept eczaneler oluştu. Adına ’’Yazlık Eczane-Turizm Eczanesi’’ dedik ve hayranlıkla uzaktan izledik. Aslında bu eczacıların deneyimlerini, yaşadıklarını onlardan dinlemek isterdim.

Sizce ilacı başka bir ülkeden almanın motivasyonu nedir?

Marka
İçerik
Çeşit
Ekonomik değer
Dil desteği
Ve en önemlisi danışmanlık…

Gurbetçi bir vatandaşın memleketine gelince samimi, sohbet tadında, özlemle, istediğini sorarak, kendini ifade ederek yaptığı alışveriş bir başka olsa diye düşünüyorum.

Kemal Sunal Abimden sonra işler nasıl değişti ?

Sessiz Güç Türkiye

Globalizm ile birlikte Türkiye, sağlık turizmi açısından dünyanın ilgisini çeken bir ülke haline geldi.

*Hastanelerin kapasitesinin artması
*Kaliteli hekim ve teknik eleman
*Güncel gelişmiş teknoloji ve donanımı
*Ulaşım kolaylığı
*Tedavi öncesi ve sonrasındaki özenli bakım
*Konaklamadan- ilaca kadar her şeyin ekonomik olması gibi faktörler Türkiye’yi bu alanda cazip kıldı.
(keşke öyle de devam edebilseydi)

Bu hareket eczaneler için de parlak bir dönemin başlangıcı oldu.

Ancak genel olarak hızlı ama plansız bir büyüme başladı.

Türkiye’nin her bir köşesinde yabancılar için birçok alanda sağlık turizmine uygun yatırımlar yapılmaya başlandı.

DÖRT BAŞLIKTA SAĞLIK TURİZMİ

1. Medikal Turizm (Tıbbi Turizm)

Hastanelerde yapılan tedavi ve ameliyatlar

Estetik cerrahi (burun, yüz, vücut şekillendirme)
Saç ekimi
Diş tedavileri ve implant
Göz cerrahisi (LASIK, katarakt)
Ortopedi ameliyatları
Onkoloji tedavileri
Kardiyovasküler cerrahi
Tüp bebek (IVF)
Obezite cerrahisi

2. Termal Sağlık Turizmi

Doğal şifalı sular, kaplıcalar ve termal tesislerde yapılan rehabilitasyon ve wellness hizmetleri.

3. Yaşlı Turizmi

Uzun süreli konaklama, bakım ve rehabilitasyon hizmetleri

Geriatri bakım merkezleri
Uzun süreli tatil + sağlık programları
Doğa içinde iyileşme ve sosyal aktivite programları
Bu alan özellikle Avrupa’dan gelen emekliler için çok cazip

4. Engelli Turizmi

Engelli bireylerin erişilebilir tesislerde tatil, bakım ve rehabilitasyon hizmeti

BU SIRADA DÜNYADA NE OLUYORDU?

ABD

-Zincir eczaneler
-Yüksek maliyetli işlemler
-Sınırlı danışmanlık hizmeti
-Kapasiteli tesis sorunları
Sağlık hizmeti açısından dünyanın en pahalı ülkesi olması yüzünden tedavi ve bakım için hastaların Türkiye’yi tercih etmelerine neden oldu.

AVRUPA

-Sağlık protoktol sisteminin aşırı kuralcılığı ve disiplini buna karşılık esnekliğin olmaması
-Yüksek maliyet
-Eczane açısından sınırlı seçenek ve çeşit
-Eczacının yüksek eğitimli olması ancak kısıtlı çalışma zamanı yüzünden zayıf danışmanlık süreci gibi nedenlerden Avrupa’da sağlık turizmi istenen düzeyde ilerleyemedi.

Yaşlı nüfus çokluğu, pandemiler, ilaca ulaşımın zorluğu, sistemde katı kuralların varlığı yüzünden alternatif arayışlar öne çıktı.

Avrupa’da Fizyoterapi, akapuntur, meditasyon, yoga, homeopati gibi yardımcı tedavi kanalları gittikçe artmaktadır.

Medikal malzemenin çeşidi ve kalitesi de dikkat çekiyor.

Avrupa’da longevıty merkezleri öne çıkarken, yüksek maliyet genele yayılmasını engelliyor.

UZAK DOĞU

Özellikle Japonya ve Güney Kore

-Yüksek teknoloji
-Yüksek maliyet
-Sağlık turizmi amacıyla gelenler için eczane ürünlerinde yüksek fiyat,
-İletişimin protokole bağlı olması,
-Eczacının aktif rolü olmaması,
-Dil sorunu olması

gibi negatif katmanlar olmasına rağmen uzak doğunun sağlık turizminde geleceğin yıldızı ve en popüler yer olarak tarihe adını yazdıracağını düşünüyorum.

Mayıs 2026 ’da yaptığım Japonya gezisinde özellikle saç, cilt sağlığı ve sağlıklı yaşam açısından teknoloji, disiplin, güven ve hizmet kalitesinde inanılmaz gelişmeler olduğunu gözlemleme şansım oldu.

Her bütçeye uygun güvenilir öneriler sunabiliyorlar.

Ancak bizim bildiğimiz anlamda şahıs eczane konseptleri çok başarılı değil.

Hatta Kyoto’ da küçük bir eczaneden yara bantı aldım.

Eczacı ile sohbet ettim.

Tek başına çalışıyordu ve içerisi köhne ve az çeşit ile köy bakkalına benziyordu sanırım hiç reçete karşılamıyordu.

Diğer yandan büyük drugstore tarzında otc ve dermokozmetiği çok olan bir zincir eczane grubundan mide ilacı almak istedim.

Üç ayrı kişi yanıma geldi, tümü beyaz önlüklüydü ama eczacımıydı bilemiyorum.

Bitkisel takviye istemediğimi ilaç formatında olmasını belirttim.

Bu çok zordu, İngilizceleri yok gibi ve İngilizceyi Japonca gibi telaffuz ediyorlar, baya mücadele verdim.

Ardından verdiği ilacın kırmızı bantlı olduğunu (yeşil bantlı bitkisel içerikliymiş) kullanım dozuna mutlaka dikkat etmem gerektiğini, üç kere tekrar edip kocaman bir kağıda yazdılar.

Başka bir örnekte şöyle;

Arkadaşımızın 8 yaşındaki oğlu bisikletten düşüp ayağını yaralayınca, doktora gidildi.

Eczaneden ilaç ile birlikte reçete-doktorun tarif dökümanı ve eczacının ilaç tarifi yazdığı üç ayrı doküman verildi.

Bu iki örnek bana Japonya’da ilaç kullanımı, yan etkisi vb anlatıma aşırı önem veriyorlar diye düşündürdü.

TÜRKİYENİN STRATEJİK BAŞARI VE BAŞARISIZLIĞI

Türkiye, sağlık turizminde üç temel avantajı aynı anda sunabilen nadir ülkelerden biridir.

1. Ekonomik Avantaj
2. Eczacı Odaklı Danışmanlık
3. Ürün Çeşitliliği ve Erişilebilirlik
Bu üçlü model, Türkiye’yi Uzak Doğu, Avrupa ve Amerika’dan net şekilde ayrıştırıyor.

Gelişim Alanları

Türkiye’nin bu kadar avantajı varken son on beş yılda gittikçe güçlenmesi ve büyümesi gerekirken treni kaçırma noktasına gelmesi üzücü olacak.

Türk Lirasının değerli olması, enflasyon yüksekliğine bağlı hayat pahalılığı,  Türkiye ’’kaliteli ve ekonomiktir’’ algısını bozmaya başladı.

Böyle olunca ya yüksek kalite ve yüksek maliyet ya da kaliteden ödün verilerek yapılan standart dışı işlere yüzünü dönmesi güçlenen algıyı tam tersine çevirmeye başladı.

Digitalleşmenin iyi yönetilememesi ya da yanlış yönlendirme, raporlama yetersizliği, takip sisteminde ki aksaklıklar, standart dışı fiyatlandırma hastanın tekrar Türkiye’ye gelme motivasyonunu etkileyebiliyor.

Ayrıca çok farklı ülkelerden gelen hastalara dil yetersizliği yüzünden tam ve istenen hizmet verilememesi de ayrı bir sorun olmaktadır.

Her hasta tercümanı ile gezmiyor ve eczaneye kendi başına gidip hizmet almak isteyebiliyor burada teknolojiyi iyi kullanan eczane öne çıkabilir.

Eczanede bile bazı küçük düzenlemeler büyük sonuçlar yaratır.

Gelen turistin seneye tekrar gelebileceği göz önünde tutulup, aldığı ürünler, sağlık sorunu vb notlar eczane programına kaydedilebilir.

Sonuç Olarak: Türkiye Çok Güçlü, Ama Gelişmesi Gereken Alanları var

Türkiye sağlık turizminde:
Fiyat avantajı
Hizmet kalitesi
Eczacıların sıcak iletişimi
Coğrafi konum
Modern hastaneler
gibi çok güçlü yönlere sahip.

Ancak standart eksikliği, denetim, dil bariyeri, dijitalleşme ve marka yönetimi gibi alanlarda gelişmesi şart görünüyor.

İyi bir yaz diliyorum.

Sağlıkla kalın.

Ecz. Gül Kara
Hürriyet Eczanesi



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat