TOPLUM SAĞLIĞINDA TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ’NİN 70. YILI

Sağlık, yalnızca hastalıkların tedavisiyle sınırlı olmayan; koruyucu, geliştirici ve sürdürülebilir yönleriyle toplumun bütününü ilgilendiren temel bir insan hakkıdır. Bu hakkın yaşama geçirilmesinde hekimler, hemşireler ve diğer sağlık çalışanları kadar; ilaca erişimin güvenli, doğru ve eşit biçimde sağlanmasında kritik rol üstlenen eczacılar da vazgeçilmez bir konuma sahiptir. İşte bu sorumluluğun kurumsal ifadesi olan Türk Eczacıları Birliği (TEB), 70 yıllık köklü geçmişiyle yalnızca bir meslek örgütü değil; aynı zamanda toplum sağlığının sessiz ama güçlü savunucularından biri olmuştur.

Tarihsel Bir Birikim, Toplumsal Bir Sorumluluk

1956 yılında kurulan Türk Eczacıları Birliği, Türkiye’de eczacılık mesleğinin bilimsel, etik ve kamusal niteliğini koruma amacıyla yola çıkmıştır. Kurulduğu günden bu yana geçen yetmiş yıl; sağlık politikalarının değiştiği, ilaç endüstrisinin dönüşüme uğradığı, teknolojinin sağlık hizmetlerine yön verdiği uzun bir zaman dilimini kapsar. TEB, bu değişimlerin her aşamasında meslek onurunu, halk sağlığını ve bilimsel doğruları merkeze alarak yolunu belirlemiştir.

Yetmiş yıl boyunca eczacıların yalnızca ilaç sunan değil; hastaya danışmanlık yapan, tedaviye uyumu destekleyen, koruyucu sağlık hizmetlerinin sahadaki temsilcisi olan bir sağlık profesyoneli olarak konumlanmasında Birliğin katkısı büyüktür.

Toplum Sağlığının En Yakın Temas Noktası: Eczaneler

Türkiye’de eczaneler, sağlık sisteminin en ulaşılabilir birimleridir. Randevu gerektirmeden kapısı çalınabilen, çoğu zaman ilk başvuru noktası olan bu mekânlar; yalnızca ilaç temin edilen yerler değil, aynı zamanda bilginin, güvenin ve şefkatin paylaşıldığı sağlık danışma merkezleridir.

Türk Eczacıları Birliği, yıllar içinde:

                •             Akılcı ilaç kullanımı bilincinin yaygınlaştırılması

                •             Sahte ve güvensiz ilaçlarla mücadele

                •             Aşı, kronik hastalık takibi ve halk sağlığı eğitimleri

                •             Afet ve salgın dönemlerinde kesintisiz ilaç hizmeti

gibi pek çok alanda aktif rol üstlenerek toplum sağlığının korunmasına katkı sunmuştur.

Özellikle COVID-19 pandemisi sürecinde eczacılar; risklere rağmen görevlerinin başında durmuş, ilaç erişiminin sürmesini sağlamış ve toplumun en güvenilir danışma noktalarından biri olmuştur. Bu dönem, eczacılığın sağlık sistemindeki vazgeçilmez yerini bir kez daha göstermiştir.

Mesleki Değerler ve Bilimsel Duruş

Türk Eczacıları Birliği’nin 70 yıllık yolculuğunda en dikkat çekici unsurlardan biri, bilimsel temelden ödün vermeyen etik duruşudur.

İlacın bir ticari meta değil, yaşamsal bir sağlık ürünü olduğu gerçeği; Birliğin tüm çalışmalarının merkezinde yer almıştır. Bu anlayış:

                •             Meslek içi eğitimin güçlendirilmesi

                •             Genç eczacıların desteklenmesi

                •             Akademi-saha iş birliğinin geliştirilmesi

                •             Sağlık politikalarında kamucu yaklaşımın savunulması

gibi başlıklarda somut karşılık bulmuştur.

Geleceğe Bakış: Dijitalleşme, Koruyucu Sağlık ve Yeni Roller

Sağlık hizmetleri hızla dönüşürken eczacılık mesleği de yeni sorumluluk alanları kazanmaktadır. Dijital sağlık uygulamaları, kişiselleştirilmiş tedaviler, farmasötik bakım hizmetleri ve koruyucu sağlık programları; önümüzdeki dönemin belirleyici başlıklarıdır.

Türk Eczacıları Birliği’nin 70 yıllık deneyimi, bu dönüşüm sürecinde en büyük güvencedir. Çünkü Birlik, geçmişten aldığı birikimi geleceğin ihtiyaçlarıyla buluşturabilecek kurumsal hafızaya sahiptir.

Gelecek; hastayı merkeze alan, önleyici sağlık hizmetlerini güçlendiren ve eczacının bilgi temelli rolünü daha da görünür kılan bir sağlık anlayışını zorunlu kılmaktadır. TEB’in bu vizyonla hareket etmesi, toplum sağlığı açısından hayati önem taşımaktadır.

Yetmiş Yılın Anlamı

Yetmiş yıl; bir kurum için yalnızca zamanın ölçüsü değil, aynı zamanda emek, dayanışma ve sorumlulukla örülmüş bir hafızadır.

Türk Eczacıları Birliği’nin 70. yılı:

                •             Meslek onurunun korunmasının,

                •             Bilimin rehberliğinin,

                •             Toplum sağlığına adanmışlığın,

                •             Dayanışmanın ve ortak aklın

kutlandığı anlamlı bir dönüm noktasıdır.

Bugün geriye bakıldığında görülen şey; yalnızca bir meslek örgütünün tarihi değil, aynı zamanda Türkiye’de halk sağlığının sessiz kahramanlarının hikâyesidir.

Sonuç

Türk Eczacıları Birliği’nin 70 yıllık yolculuğu, eczacılığın toplum sağlığındaki yerini güçlendiren; bilim, etik ve kamusal sorumluluk temelinde yükselen onurlu bir yürüyüştür.

Bu yürüyüş, geçmişin birikimiyle geleceğin umutlarını buluştururken; her eczacının ışığında, her danışmanlıkta, her doğru ilacın doğru hastaya ulaşmasında yaşamaya devam etmektedir.

Yetmişinci yıl vesilesiyle; toplum sağlığı için emek veren tüm eczacıları saygıyla selamlamak ve bu köklü çınarın daha nice yıllar insan sağlığına adanmış bir bilgelikle büyümesini dilemek gerekir.

Çünkü güçlü bir toplum sağlığı, güçlü bir eczacılık geleneğiyle mümkündür.

Nice 70 yıllarda tüm bölge Eczacı Odalarıyla ve tabandan aldığı güçle Demokratik Laik Cumhuriyetin kazanımlarının en büyük güvencesi ve toplumsal birlikteliği güçlendiren dayanışma duygusu içinde

Sağlık alanının vazgeçilmez bileşeni olarak her alanda daha iyiye..

 



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat