Ecz. Yalçın BAKIR
57.Bölge Düzce Eczacı Odası Başkanı

Mesleki yönetimlerimizde komisyonlara yeteri kadar önem verildiğini düşünmüyorum. Komisyon sayılarını da az buluyorum. Bu konuyu biraz detaylandırmak gerekirse:   

1-Komisyonlar Kurumsal Hafıza Sağlayabilir

İster eczacı odalarımızın yönetim kurulları olsun, ister TEB merkez heyeti olsun, seçimler sonucu yönetime gelen eczacıların yönetme yetkileri süre ile sınırlıdır: İKİ YIL.

Bu iki yıllık sürenin kısa olduğu ile ilgili eleştiriler zaman zaman dillendirilse de mevzuat değişmediği sürece, bu süre de değişmeyecek. Dolayısıyla yönetime gelen meslektaşlarım, iki yıl içerisinde ne yaptı, yaptı; sonrası meçhul…

Hele ki seçimleri kazananlar daha önce yöneticilik yapmamış kişiler ise bu iki yılın ilk altı ayının, tecrübe kazanmakla, iletişim ağını kurmakla, bürokrasiyi öğrenmekle; son altı ayının ise yapılacak seçimler ile meşgul olmakla geçeceğini varsayarsak; yönetim, arada kalan bir yıl içerisine icraatlerini sığdırmak zorunda kalacaktır. Zamanın acıması yok, dur durak dinlemez, akıp gider, iki yıl çabucak biter. Eczacıların da acıması yok, haklı olarak iki yıla sığmayan işler için, verilen vaadler için hesap sorarlar, çözümlenemeyen kronik sorunlar için isyan ederler.

Bu noktada komisyonlar çözüm olabilir diye düşünüyorum. Yönetime ışık tutmak, çalışma alt yapısı hazırlamak, gelecek projeksiyonu sunmak gibi temel görevleri olan komisyonların resmi olarak bir süre sınırı var mıdır? Bildiğim kadarıyla yok. Elbette seçim sonucu değişen -veya değişmeyen- yönetim istediği zaman komisyonları feshedebilir ancak dilerse komisyonları devam da ettirebilir.

Bir eczacı odasında yönetim değişikliği olduğunda yeni yönetim kurulu, oda çalışanlarını hemen değiştiriyor mu? TEB merkez heyeti üyeleri değiştiğinde TEB çalışanları işten çıkarılıp yerlerine yenileri mi istihdam ediliyor? Hayır. Peki neden? Çünkü “kurumsal hafıza” çok önemli. O kurumda çalışanların ortak bir hafızası, bir kültürü oluşuyor. Yönetici kadrosu değişse bile çalışanlar, işlerin aksamadan yürümesini sağlıyor. Aynı kurumsal hafızayı bizler, komisyonlarımıza da yükleyebiliriz. Hele ki komisyon üyeleri; tecrübeli, camianın takdirini kazanmış, liyakat sahibi, ilgili komisyon konularına hakim kişiler ise komisyonun ömrü de uzun olur. İki yıl biter ancak bellek baki kalır. Çoğu sorunumuzun yıllardır değişmediğini düşünecek olursak, çözüm için başa sarmamak, zaman kaybetmemek gerekir. Yönetim değişse bile komisyon geçmiş ile gelecek arasında köprü olabilir, kurumsal hafıza sağlayabilir. Zaten komisyonlar var, hatta kalıcı komisyonlar da mevcut diyebilirsiniz ancak ne kadar verim alıyoruz? İki yıllık görev süreleri içerisinde kaç kez toplanıyor, ne kadar çalışma ve sonuç üretebiliyor? Komisyon üyeleri ne kadar kalıcı olabiliyor?

2- Komisyon Sayısı Arttırılmalı

Bu noktada komisyonların niteliklerinin yanında nicelikleri de önemli diye düşünüyorum. Ne kadar fazla komisyon olursa o kadar fazla komisyon üyesi olacak ve TEB yönetimine yakın kişi sayısı da artmış olacaktır. Bu artış beraberinde; gerçekleştirilen çalışmaların her üyenin kendi çevresini bilgilendirilmesini, tabandaki meslektaşlar ile paylaşılarak yayılmasını, aidiyet duygusunun gelişmesini sağlayacaktır. Eczacı başına düşen “komisyon” sayısı arttıkça, yönetici başına düşen “adisyon” sayısı azalır.

3- Komisyonlar Yönetimin Forkliftidir

Oda yönetimleri ve TEB Merkez Heyeti üyeleri eczacılardan oluşmak zorunda ancak kurulan komisyonlarda böyle bir zorunluluk bulunmuyor. Konu ile ilgili bilim insanı, kamu çalışanı, özel sektör temsilcisi, kısaca katkı sunabilecek etkili ve yetkili herkes komisyonlarda yer alabilir. Bu da yönetime eczacılık haricinde farklı uzmanlık alanlarını kullanarak bir nevi kaldıraç etkisi gibi bir güç sağlar, geniş bir perspektif ile konuyu ele alma kabiliyeti sunar. Kısa sürede birçok konu hakkında çalışma yapmak zorunda olan, kurum ve kuruluşlar ile yüz yüze temaslarda bulunması gereken yönetime zaman kazandırmak da komisyonların bir başka önemli faydasıdır.

Bir metin içerisinde yirmi beş kez “KOMİSYON” kelimesini kullanarak, umarım konuyu kendi penceremden yeterince anlatabilmişimdir.

Sağlıkla kalın.
Saygılarımla…



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat