Eczacı/Adli Bilişim Uzmanı Fatma Şeyma Alabay
LERİABD’nin Utah eyaleti, Ocak 2026’da tıp tarihinin etik açıdan en tartışmalı adımlarından birini attı: Bir yapay zekaya, hiçbir insan hekimin müdahalesi olmadan ilaç reçetesi yenileme yetkisi verdi.
Bu kararın arkasında ABD sağlık sisteminin en büyük sorunlarından biri olan kronik hasta ilaçlarının yeniden reçetelenmesi mevzusu vardı. Ülkede reçete yenileme işlemi sağlık hizmeti faaliyetlerinin yaklaşık %80’ini oluştururken, özellikle kırsal kesimde yaşayanlar için hâlâ büyük bir erişim sorunu mevcuttu. ABD’nin bazı bölgelerinde hekim sayısının azlığı, yüksek maliyetler ve uzun randevu süreleri nedeniyle hastalar ilaçlarını zamanında alamıyor, tedavileri aksıyordu. Utah eyaleti ise çözümü düzenleyici bir Kum Havuzu (Regulatory Sandbox) oluşturma yoluyla bir yapay zeka şirketiyle (Doctronic) doğrudan ortaklık kurarak buldu.
Doctronic, 2023 yılında kurulmuş, merkezi New York'ta bulunan bir sağlık teknolojisi (health tech) girişimiydi (Şirketin kurucuları, Dr. Adam Oskowitz ve Matt Pavelle).
ABD’nin Utah eyalet hükümeti Doctronic ile başlattığı bu ortaklık pilot bir proje olarak programlanmıştı. Doctronic şirketinin amacı, yapay zekanın reçete yenileme sürecini ne kadar hızlandırabileceğini, hastaların tedavilerinin aksamasının ne kadar önleyebileceğini test etmek iken; Utah eyalet yönetimi, bu projeyle hem kronik hastaların hayatını kolaylaştırmayı hem de kendini yapay zeka teknolojisi alanında lider bir eyalet olarak konumlandırmayı hedefliyordu.
Doctronic’in sunduğu sistem, Utahlı kronik hastalar için oldukça basit bir işleyişle bu hizmeti sunmakta. Sistemin çalışma akışına göre; hasta web sitesine giriyor, Utah’ta olduğunu doğruluyor, yenilemek istediği ilacı yazıyor, kimliğinin fotoğrafını ve bir özçekim yüklüyor, ardından 4 dolarlık hizmet bedeli ödüyor. Yapay zeka, eczanelerin yaklaşık
%95’ine bağlı ortak bir veri tabanını kullanarak hastanın daha önce bu ilacı alıp almadığını kontrol ediyor.
Sistem yalnızca daha önce bir hekim tarafından yazılmış ilaçların 30, 60 veya 90 günlük yenilemelerini işleyebiliyor. Sistemin kapsamında yer alan listede 192 farklı ilaç bulunmaktadır. (hipertansiyon, diyabet, astım, KOAH, anksiyete, depresyon, doğum kontrol hapları, migren ilaçları…) Ancak kontrole tabi ilaçlar bazı ağrı kesiciler ve enjektabl ilaçlar programın dışında tutulmuş durumda.
Program üç aşamalı bir denetim mekanizmasıyla yürüyor: İlk 250 hasta için her yenileme bir hekim tarafından eczaneye gitmeden gerçek zamanlı onaylanıyor. Sonraki 1000 hasta için yenilemeler geriye dönük olarak inceleniyor. Üçüncü aşamada ise tüm yenilemelerin yalnızca aylık %5–10’u denetleniyor.
ABD'de bir yazılım, eğer bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek için kullanılıyorsa, FDA tarafından tıbbi cihaz olarak değerlendirilmesi ve onaylanması gerekiyor. Doctronic gibi bir sistem bu tanıma sonuna kadar uygun olsa da şirket, başvuru yapmaktan kaçınarak bu işi bir "eyalet yasası" meselesi haline getirdi ve kullandıkları sistemin "tıbbi bir cihaz değil, bir doktorun tıp pratiğinin bir parçası" olduğunu savundu.Yani ortada FDA onayı yok iken bu. iş tamamen bir eyaletin Doctronic ortaklığında izin verdiği bir deney halinde uygulanmaktadır.
Doctronic Hizmet Şartları Sözleşmesinde, şirketin üçüncü taraf materyallerin doğruluğu, güvenilirliği veya yasallığından sorumlu olmadığı gibi geniş kapsamlı bir ifade yer alıyor.
Stanford Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Michelle Mello’nun bilimsel yayınında ve JAMA Health Forum yer verdiği görüşe göre bu sözleşme hastalar için ciddi bir hak kaybı riski taşıyor. Ayrıca, hekim ziyaretini ortadan kaldırmanın, hastaların rutin tansiyon ölçümü gibi kritik önleyici sağlık hizmetlerinden mahrum kalmasına yol açacağını vurguluyordu.
JAMA dergisinde yayımlanan “The First AI Drug Prescriber” başlıklı makalede, hukukçu hekim Daniel Aaron ve Christopher Robertson, Utah’ın bu adımının federal FDA yasasını ihlal ediyor olabileceğini belirtiyor. FDA ise bugüne kadar tek bir generatif yapay zeka modelini onaylamış değil ve Doctronic’in şu ana kadar FDA ile iletişime geçtiğine dair bir kayıt bulunmuyor.
Federal Gıda, İlaç ve Kozmetik Yasası'na (FFDCA) göre, reçeteli ilaçlar ancak lisanslı bir sağlık uzmanının yetkilendirmesiyle dağıtılabilir. Eğer bu süreçte bir insan hekim yoksa, dağıtılan ilaçlar yasa karşısında "yanlış etiketlenmiş" (misbranded) sayılabilir
Doctronic, kendi sisteminin "tıbbi bir cihaz" olmadığını, doğrudan "tıp pratiğinin bir parçası" olduğunu iddia ederek FDA'nın yetki alanının dışında kalmaya çalışıyor. Ancak yazarlar, yapay zeka reçete yazma sistemlerinin, yasanın tanımına göre bir "tıbbi cihaz" niteliği taşıdığına ve bu nedenle FDA incelemesinden geçmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
İngiltere'deki Lancaster Üniversitesi'nden, yapay zeka sistemlerinin güvenlik açıklarını bulmakta uzmanlaşmış bir şirket olan Mindgard’da çalışan uzmanlar "Jailbreak" adı verilen bir yöntemle Doctronic’in bu pilot uygulamasını test etti. Bunu gerçekleştirirken yapay zekaya, kendisine koyulan etik ve güvenlik kurallarını unutturacak şekilde, kurnazca hazırlanmış sorular sordular. Bu sorularla sistemi yanıltarak, izin verilmemesi gereken şeyleri yapmasını sağladılar. Örneğin, güçlü bir ağrı kesicinin (OxyContin) dozunu üç katına çıkarmasına, hatta yasa dışı bir madde olan metamfetaminin nasıl üretileceğine dair adım adım talimat vermesine neden oldular. COVID-19 aşılarının askıya alındığına dair komplo teorileri yaymasını sağladılar.
Mindgard araştırmacıları buldukları bu devasa güvenlik açıklarını 23 Ocak’ta Doctronic’e bildirdi. İki gün sonra sorunun çözüldüğüne dair otomatik bir yanıt aldılar. 27 Ocak’ta açıkların hâlâ durduğunu tekrar bildirdiklerinde ise sorun çözülmüş gibi gösterilerek bildirim otomatik olarak kapatıldı.
Mindgard (güvenlik araştırmacıları): "Doctronic'in genel sohbet botunda ciddi güvenlik açıkları bulduk. Bu açıklar, eğer yeterince korunmazsa, sağlık gibi hassas bir alanda felaketle sonuçlanabilir."
Doctronic ve Utah’a göre : “Mindgard'ın bulduğu açıklar bizim halka açık sohbet botumuzda geçerli. Ama Utah'daki pilot programda çok daha sıkı güvenlik önlemleri var. Orada kontrole tabi ilaçlar zaten yok ve tüm süreçler sıkı protokollerle korunuyor.”
Yapay zeka sistemlerinin güvenliği, tek seferlik bir testle bitmiyordu sonuçta. Bu, sürekli bir süreçti. Ve bu süreçte hem geliştiricilerin hem düzenleyicilerin hem de güvenlik araştırmacılarının birlikte çalışması gerekiyordu.
Eczacılık mesleği açısından da dalga dalga gelen bir tehlike oluşmuştu aslında. Bir yapay zekanın yazdığı reçetede hata olduğunda, Doctronic’in yetkisi, bir yandan eczacıya denetim imkânı sunarken, diğer yandan onu farkında olmadan büyük bu hukuki riskin içine çekiyordu.
Bilimin ve teknolojinin kontrolsüz gücünün insanlık için nasıl bir tehlike oluşturabileceğini anlattığı Jules Verne, 1872'de kaleme aldığı Doktor Ox’un Deneyi kitabı gibi bugün Utah'da yaşananlar da, yapay zekanın sağlık gibi hassas bir alanda, yeterli güvenlik ve etik önlemler alınmadan devreye sokulmasının nelere yol açabileceğini gösteriyordu. Neticesinde ikisi de "iyi niyetli" bir amacın (aydınlatma/sağlık hizmetine erişim) arkasına saklanan, ancak potansiyel olarak risk/ fayda terazisinde iyi dengelenmesi gereken deneylerdi.
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abdde-recete-yenilemede-yapay-zekanin-kullanimina-izin-veren-ilk-eyalet-utah-oldu/3793231
https://jamanetwork.com/journals/jama/article-abstract/2847569
https://jamanetwork.com/journals/jama-health-forum/fullarticle/2846947